Son Dakika Haberler

GERÇEKLERİ GÖRMEK

GERÇEKLERİ GÖRMEK
Okunma : 285 views Yorum Yap

 

Yazı yazsam buz üstüne kalır mı, söz söylesem söz üstünde durur mu? Yazılarımı takip eden dostlarım bilirler, genelde yerel politikayla ilgili yazı yazmam, bilirim yerel politikayla ilgili yazı yazmak zordur. Gerçekleri yazarsınız küstürürsünüz, yazmazsınız tu kaka olursunuz, zordur yerelde yazı yazmak ama hani gördüklerini ve doğruları da yazmamak yüreğime ters düşüyor.

Hep söylerim, yaşadığın yere hizmet ibadettir diye, kutsaldır, önemlidir, gereklidir yaşadığın yere hizmet, hele birde hizmet veren bir kurumun başına layık görülüp seçilmişsen, hizmet için var olduğunu söyleyerek üste çıkmışsan artık sen sen değil, sadece o kurumun başındakisin, Başkansın başkasın, artık her şey senden beklenir.

Yaklaşık 10 yıla yakın bir zamandır Kuşadası’nda yaşıyorum, bu güzel İlçeye geldiğim günlerde yaklaşık 100.000 nüfusa sahip, turistik bir İlçeydi, rahat bir trafik, mikser kamyonlarının yaz kış cirit atmadıkları, sabahtan akşama kadar kepçe, dozer sesleriyle inlemeyen, varlığını hiç hissetmediğim bir Belediye vardı. O günden beri, evimin bulunduğu Karaova mahallesinde içme suyu şebekesi olmadığı, sondajla derin su kuyusu açmanın da yasal olmadığı için halen evimin su ihtiyacını edindiğim bir küçük römorkla su taşıyarak temin ettiğim hal de, rahatsızlık duymuyordum.

Adaylığının açıklanmasıyla ilk kez mahalle gezilerinde tanıştım Ömer Günel’le, öylesine sıcak öylesine yakın ve samimiydi ki, işte Kuşadası’na yakışan Belediye Başkanı demiştim. O zamanlar ulusal bir haber partalında köşem vardı, ayaküstü kısa bir sohbetle yüreğimi kazanmıştı genç adam. Belediye Başkanı oluşuyla da, Kuşadası’nda Belediyenin varlığını hissettim.

Ömer beyin Başkanlığa başlamasıyla projeler havada uçuştu, o beklenen heyecan yakalanmıştı, Altın güvercin beste yarışmasından, sanat ve sanatçıya verilen önemle yükselen heykeller. Türkmen mahallesinden Güzel çamlı mahallesine kadar uzanan alt yapı çalışmalarıyla takdir kazanmamak mümkün mü? Şeffaf Belediyecilik kapsamında canlı yayınlanan ihaleler, Yurt dışında açılan stantlarla Kuşadası’nın tanıtımı, hangisini saysam sayfalara sığmaz.

O salgın hastalığın kapımızı çalmasıyla 120.000 nüfuslu ilçemiz birkaç ayda 500.000 nüfusa yükseldi, bununla da kalmayıp, hafta sonları 1.500.000 rakamına ulaşan nüfusla karşılaştı Kuşadası. Personel aynı, ödenek aynı, araçlar aynı ama beklenen hizmet on kat, zaman zaman 15 kat arttı.

Birkaç yıl öncesine kadar konut fazlası olan Kuşadası, salgının başlamasıyla adeta şantiyeye döndürüldü, 3 liralık binalar 5 liraya kapış kapış gider oldu. Haliyle hal böyle olunca eldeki personelle denetim de aksadı. İnşaat yasaklarının başlamasının üzerinden 35 günlük bir sürenin geçmesine rağmen yollarda beton mikserleri, alelacele yükselen binalar, yetersiz altyapıya yüklenen binlerce bina, süratle artan nüfusun getirdiği trafik keşmekeşi. Deprem bölgesinde olan Kuşadası’nda yaşanan bu olumsuzlukların getirisinin ne kadar yüksek olacağını şimdiden görüyoruz.

Salgın hastalığın başlamasıyla değişen bir Kuşadası’nın içinde bulduk kendimizi, birçok olumsuzluğu sineye çekerken, bu olumsuzlukları Kuşadası halkı üstlendiği halde, unutulmak ağır geliyor. Arya işletmesinin yenilenmesi, modernize edilmesi ne kadar hoşsa, burada Kuşadası’nda yaşayan emekli ve dar gelirli vatandaşların unutulması, Güvercin ada arya kafeteryada bir çay içecek yerin olmaması doğru mu? Halkın içinde kulak verdiğim sesler diyor ki, Denize gireceğimiz yer kalmadı her yer şezlong işgalinde, Arya işletmesi bir şezlonga 25 TL bir şemsiyeye 20 TL alıyor. Sade dar gelirli Kuşadası’nda yaşayan vatandaşın bu hizmetlerden faydalanması mümkün değil, Başkanımız bunları görmüyor mu?

İmar müdürlüğünden yıllardır, tüm ortakların muvafakati olmadığı için ruhsat alamayan Karaova Lider kent küme evler sitesi, kat irtifası olan bağımsız bölüm sahiplerine de, bağımsız bölüm inşaat ruhsatı verilmeye başlanması ilginç, İmar Kanununun neresinde bağımsız bölüme ruhsat verilir yazıyor? Ben bulamadım, İmar müdürlüğüne verdiğim dilekçelere verilen cevaplarda da böyle bir yasanın varlığından söz edilmezken, bağımsız bölüm yorumuyla ruhsat verdiklerini iddia etmelerinin yanı sıra, bu ruhsatı sadece Oğuz Başöz’e ait firmadan alabilmenin de bir açıklaması olmalı. Diyelim ki böyle bir ruhsat veriliyor yasada da yeri var, peki kardeşim neden bu kadar yıldır bu insanlara ruhsat vermediniz? Şimdi burada yaklaşık 1000 bağımsız bölüm sahibi var, çoğu inşaat yapamadıkları için bağımsız bölüm tapularını sattılar. Duyduğum kadarıyla burada ruhsat alabilmek için Oğuz Başöz’ün firmasına yaklaşık 50.000 TL para ödeniyormuş, düşünün 1.000 bağımsız bölüm de ne kadar para Oğuz Başöz’ün kasasına giriyor, proje eski proje sadece ruhsat ve imza yapılan iş bu kadar. Tabi buralarda söylenenler mide bulandırıcı. Şimdi bağımsız bölümlere verilecek ruhsatlarla yıllarca sürecek site inşaatları başlayacak, yıllarca bitmeyen işkence, sırf bu yüzden oyunu esirgeyecek yüzlerce insan tanıyorum. Yarın İmar müdürlüğünden kat irtifası yapılmış bir apartmanın 4 kat bağımsız bölüm sahibi ruhsat talebinde bulunursa ne cevap verilecek çok merak ediyorum. peki Ömer beyin bunlardan haberi var mı? Hiç sanmıyorum, suçlanan kim, tabi ki ÖMER GÜNEL, dedim ya hele birde seçilmişseniz…